Yükleniyor...


Fizik Tedavi, Rehabilitasyon ve Kök Hücre Uzmanı Dr. Aşkın Nasırcılar

Sıkça Sorulan Sorular



Uzm. Dr. Aşkın Nasırcılar’ın uzmanlık alanlarına ilişkin sorularınızın cevaplarını bu sayfadan takip edebilirsiniz. Daha fazlası için bizimle iletişime geçin.

Fizik Tedavi, Rehabilitasyon ve Kök Hücre Uzmanı Dr. Aşkın Nasırcılar

Kök hücre tedavisinin yan etkileri var mıdır?

Kişinin kendi kök hücreleri uygulandığı için alerjik reaksiyon gözlenmez. Yan etki beklenmez. Bu nedenle oldukça güvenli bir uygulamadır. Etkinliği ve güvenilirliği onlarca yıldır devam eden hayvan ve insan çalışmalarıyla ortaya konmuştur. Bu konuda yığınla literatür bulunmaktadır.

Nörolojik hastalıklarda kök hücre tedavisi ne kadar etkilidir?

Günümüzde tedavi edilemeyen omurilik yaralanmaları, travmatik beyin zedelenmeleri, beyin damar hastalıklarına bağlı felçlerde ilk 1 aylık dönemde uygulandığında yüksek başarı oranına sahiptir. Bunların yanı sıra Parkinson, Alzheimer, ALS, MS ve Muskuler Distrofiler gibi çözümsüz hastalıklarda da devam eden çalışmalar ve mucize olmamakla birlikte umut vaat eden sonuçlar vardır. Yalnız tüm sinir sistemi rahatsızlıklarında erken dönem tanı ve uygulama esastır. Böylece bu hastalıkları durdurma, tedavi etme ve önlemeden bahsedebiliriz.

Ağrılı hastalıklarda kök hücre tedavisinin etkisi ne kadar sürede farkedilir?

Kök hücrelerin ağrı üzerine hem erken dönem hem de geç dönem etkileri bulunmaktadır. Erken dönemde iltihap baskılayıcı özellikleri nedeniyle ağrıyı hemen kesebilirler. Şişliği, ödemi azaltırlar. Geç dönemde asıl tedavi edici özellikleri olan doku onarıcı etkileri ortaya çıkar. Belirgin onarım özellikleri ilk günden başlamakla birlikte en erken 1. ayda fark edilir ve 6 ay-1 yıl içinde de hastanın giderek iyileşmesi beklenir.

PRP’den daha uzun ömürlü bir uygulama mıdır?

PRP, “platelet rich plasma” denilen Türkçe adıyla pıhtılaşma hücrelerinden zengin kan plazmasıdır. Pıhtılaşma hücrelerinin önemi içlerinde 500’den fazla hücre büyütücü hormon ve faktör bulundurmalarıdır. Normal şartlarda pıhtılaşma hücreleri bu hormonları dışarı salgılamazken, dokuda hasar varlığında çevreye salınırlar ve iyileşme sürecine katkıda bulunurlar. Kök hücreler ise bambaşka özelliklere sahiptir. Hem çoğalabilirler hem de hasarlı dokunun doğrudan kendisine dönüşebilirler. Yani kök hücre, ölen kıkırdak, kalp, böbrek, beyin gibi özel hücrelere dönüşebilir ve çoğalabilir. Pıhtılaşma hücresi ise bu özel hücrelere dönüşemez. Dolayısıyla kök hücrelerin onarıcı özelliklerine bağlı olarak daha uzun ömürlü olduklarını söyleyebiliriz. 

Kök hücre tedavi sonrası dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir?

Tüm kök hücre uygulamalarında ve doku onarım aşamalarında inflamasyon dediğimiz iltihap süreci olmalıdır. Karıştırılmaması gereken konu bunun mikrobik bir iltihap olmadığı ve antibiyotik gerektirmediğidir. İyileşme iltihabı da denilen bu süreçte anti-inflamatuvar sınıfı ağrı kesicilerin kullanılması doku iyileşmesini bozar. Sadece parasetamol grubu ağrı kesiciler kullanılabilir. Bunların yanı sıra, doku onarımı için doğru beslenme ve yeterli protein alımı önemlidir. Ayrıca kas iskelet sistemi sorunlarında aşırı kilodan kaçınılmalı, kaslara yönelik güçlendirici egzersizler ve programlar uygulanmalıdır. 

Kök hücre hasta tedavi sırasında ve sonrasında ağrı hisseder mi?

Kök hücre elde etme işlemleri için bölgesel anestezi veya sedo-analjezi denilen sakinleştirici dozda analjezi uygulanır. Bu nedenle elde edilirken hasta fazla ağrı hissetmez. Tedavi sırasında yapılan enjeksiyonlarda, aşı enjeksiyonlarından daha ağrılı değildir. Kozmetik amaçlı uygulamalarda da, cilde soğuk uygulama ve anestezik kremler tatbik edildiğinden yine fazla ağrı hissedilmez. Takip eden günlerde de ağrı olmaz.

Sağlık dışında, kozmetik sorunlara da kök hücre tedavisi uygulanır mı?

Yaşlandıkça kök hücre sayımız azalır. Buna bağlı olarak kronik rahatsızlıkların ortaya çıktığı düşünülmektedir. Yaşla birlikte cildimizde de kök hücre sayısı azalır böylece cilde dolgunluk, esneklik ve tazelik veren kolajen, elastin, hiyaluronik asit sentezleri de azalır. Cildi dolduran ve su tutan bu proteinlerin azalmasıyla çizgilenmeler, kırışıklıklar ve sarkmalar meydana gelir. Bunu önlemek amacıyla ciltten, mercimek tanesi büyüklüğünde bir biyopsi örneği alınır. Elde edilen cilt kök hücreleri 4-6 hafta kadar kültür ortamında çoğaltılır ve her seansta en az 20-25 milyon hücre olmak üzere düzeltilmesi istenilen yüz, boyun gibi cilt bölgelerine enjekte edilirler. Genelde 2 veya 3 seans olarak 1 ay ara ile uygulanmaları yeterlidir.

Kök hücre nasıl elde edilir?

Kök hücreler yaşamımız boyunca kemik iliğinde sentezlenir ve kana karışır. Tüm dokularda bulunurlar. Önceleri sadece kemik iliğinde depolandıkları düşünülürken bugün cilt altında adipoz denilen yağ dokusunda da depolandıkları keşfedilmiştir. Hatta yağ dokusunda bulunan kök hücrelerin kemik iliğine göre 500 ile 2500 kat daha fazla sayıda olduğu düşünülmektedir.

Kemik iliği kaynaklı kök hücreler leğen kemiğinin arka kısımlarından aspirasyon yoluyla alınırken, yağ doku kaynaklı kök hücreler sıklıkla karın bölgesinden mini liposuction dediğimiz minimal girişimsel bir yöntemle alınır. Elde edilen örnekler hızla santrifüj edilir ve bazı laboratuvar işlemlerinden sonra serum haline getirilir.

Diğer bir yöntem kültür ortamında çoğaltmadır. Önce 10-20 ml gibi az miktarda kemik iliği veya tırnak büyüklüğünde yağ doku örneği alınır. Ayrıştırılan kök hücreler kültür ortamına ekilerek 4-6 hafta kadar çoğaltılır. Milyonlarca sayıya ulaştırılır.

Kök hücre vücudun hangi bölgelerinde ve hangi hastalıklarda uygulanır?

Kök hücreler tüm eklemlere, kaslara, omurilik kanalı içine, cilde, burun yoluyla akciğerlere, gözlere ve damardan sistemik olarak tüm iç organlara uygulanabilir. Bugün için tedavi edilemeyen neredeyse tüm kronik hastalıklarda uygulanabilirler. Halen bazı çalışmalar devam etmekle birlikte eklem kireçlemelerinde, menisküs, bağ ve kas yırtıklarında, bel-boyun disk dejenerasyonlarında, avasküler nekroz ve osteonekrozda, romatoid artrit, ankilozan spondilit, psöriatik artrit, inflamatuvar bağırsak hastalıkları gibi romatizmal hastalıklarda, SLE, Sjögren, Hashimato ve MS gibi otoimmün patolojilerde, Parkinson, Alzheimer, ALS gibi nörodejeneratif hastalıklarda, beyin damar felçlerinde, omurilik yaralanmaları ve travmatik beyin zedelenmelerinde, periferik sinir nöropatilerinde, muskuler distrofilerde, kalp, böbrek, karaciğer gibi organ yetmezliklerinde, şeker hastalığında, kronik obstüriktif akciğer hastalığında, yeni doğan konjenital diyafragma hernisi ve Graft versus host hastalıklarında hayat kurtarıcı olarak kullanılırlar. Ayrıca anal fissürlerde tedavi edici etkileri bulunmaktadır.

Ağrılı hastalıklarda kök hücre tedavisi nedir ve neden önemlidir?

Kök hücreler, tüm yaşamımız boyunca vücudumuzda bulunan, hasarlı dokuları onaran özel hücrelerdir. Başlıca kas iskelet sistemi sorunlarına bağlı ağrılı ve romatizmal hastalıklarda sadece ağrıyı azaltmakla kalmazlar, kendilerini yenileyemeyen kıkırdak, menisküs, sinir ve tendon gibi özel hücrelere dönüşerek tedavi edici özellik gösterirler. Normal şartlarda dokularda çok az sayıda ve uyur halde bulunurlar.

Hasar varlığında hızla uyanarak sorunlu yere göç ederler ve çoğalmaya başlarlar. Ancak az sayıda olmaları nedeniyle dokuyu tamamen onaramazlar. Şanslıyız ki, modern tıp yöntemleri sayesinde kök hücreleri toplamak ve çoğaltmak oldukça kolay. Böylece dışarıdan çok sayıda kök hücre verildiğinde hasarı tamamen onarabilirler. Tüm dünyada en fazla eklem ağrısı sebebi olan, yaşlılıkla ilişkilendirilen eklem kireçlemeleri klasik ilaçlar ve yöntemlerle tedavi edilemezken, kök hücreler, dokuları yenileme ve onarma özellikleri sayesinde bu gibi tedavi edilemeyen kronik hastalıklarda büyük öneme sahiptir.



Uzm. Dr. Aşkın Nasırcılar’ı, sosyal medya hesaplarından

Takip Etmeyi Unutmayın!

Uzm. Dr. Aşkın Nasırcılar’ı Facebook, Twitter, Instagram ve Youtube’dan takip edebilirsiniz.



Yasal Uyarı

Kök hücre tedavisi, Sağlık Bakanlığı’nca kök hücre elde etme ve üretmeye yetkilendirilmiş, GMP şartlarını (iyi üretim uygulamaları) sağlayan laboratuvar ve merkezlerce yapılabilir.

Bu tedavi, istisnasız her hasta için Sağlık Bakanlığı’ndan izin alındıktan sonra uygulanabilir.


Uzm. Dr. Aşkın Nasırcılar Tüm Hakları Saklıdır.